Timur Kara Reklam Ajansı | Hava Fotoğrafçılığı
Çocukluğundan beri Timur Kara, etrafındaki her kamerayı yakalamaya çalışırdı. 1982 yılında, henüz sadece sekiz yaşındayken babası ona deney yapmak için bir kamera hediye etti: Retina S1 Kodak. Bu küçük hediye, Timur’un fotoğrafçılığa olan ilgisinin ilk adımı oldu.
Üniversite eğitimleri sırasında ise havacılığa ikinci bir ilgi geliştirdi. Farklı hava araçlarıyla uçuş deneyimleri yaşadıkça, fotoğrafçılık ve havacılığı birleştirmeye başladı. O zamanlar farkında olmadan ileride hava fotoğrafçısı olacağı mesleğine doğru adımlar atıyordu.
1999 yılında Almanya’da kendi işini kurarak hava fotoğrafçılığı şirketini hayata geçirdi. 2001 yılında ise www.vila-int.com ile uluslararası arenaya açıldı. Dünya genelinde hava fotoğrafçılığı ve görselleştirme projelerinde üstün bir deneyim ve itibar kazandı.
Hava Fotoğrafçılığına Nasıl Başladınız?
1996 yılında Almanya’da başladım. Havacılık ve fotoğrafçılığı bir araya getirmemde en büyük etken, bu alanda deneyimli ve usta bir isim olan Werner Peters oldu. Kendisi Almanya’nın en tecrübeli hava fotoğrafçılarından biri ve şu anda Antalya’da yaşıyor. Onun öğrettikleri sayesinde mesleğe sağlam adımlarla başladım.
Fotoğrafçılığa İlginiz Nasıl Doğdu?
Fotoğrafçılıkla tanışmam çocukluk yıllarıma dayanır. Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde, yaz tatillerinde fotoğrafçı çırağı olarak çalışıyordum. Dayım havacıydı, onun sayesinde havacılığa olan ilgim arttı. Bu iki tutku, beni hava fotoğrafçılığı mesleğine yönlendirdi.
Hava Fotoğrafçılığını Mesleğe Dönüştürme Süreciniz Nasıl İlerledi?
Başlangıçta hava fotoğrafçılığını hobi olarak yapıyordum. Almanya’da bir arkadaşımla küçük bir Cessna 172 uçağı satın aldık. Amacım, bu uçakla Avrupa’yı gezmekti ancak yakıt masraflarını karşılamakta zorlanıyordum. Uçuş yaptığım bölgelerde havadan güzel görünüme sahip evlerin fotoğraflarını çekip, bizzat kapı kapı dolaşarak satmaya başladım. İnsanlar, evlerinin havadan çekilmiş fotoğraflarını görünce satın almaya istekliydi. Bu yöntemle uçuş masraflarımı karşıladım ve birçok Avrupa ülkesini gezme şansı buldum.
1999’da Venedik civarında yaptığım çekimler sonrası reklam ajanslarıyla görüşüp fotoğraflarımın kartpostallarda kullanılmasını sağladım. Yıllar sonra bile o kartpostallar satılmaya devam ediyor. Talepler arttıkça bu işi profesyonel hale getirdim. Yirmi yılı aşkın süredir hava fotoğrafçılığı yapıyorum ve elliden fazla ülkede çekim gerçekleştirdim. Son 4 yıl içinde ise toplam 7000 saatlik uçuş deneyimim oldu, ardından uçuş saatlerini kaydetmeyi bıraktım.
Türkiye’ye Nasıl Geldiniz?
2000 yılında Öger Tur’un Hamburg’daki merkezinden çağrıldım. Görüşmede Vural Öger de vardı. Akdeniz ve Ege kıyılarının tanıtım fotoğraflarını çekmem istendi. Bu benim için büyük bir fırsattı; hem vatanımı tanıtıyor hem de diğer uçuşlarımın masraflarını karşılıyordum. Kazandığım parayı Türkiye’nin farklı bölgelerinin arşivini oluşturmak için kullandım. Başlangıçta belediyeler ve kurumlar bu fotoğraflara gereken ilgiyi göstermedi, hatta neredeyse ücretsiz almaya çalıştılar. Ancak Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde tekstil fabrikalarını çekmeye başlayınca işler değişti. Bir gün içinde 200’ün üzerinde fabrika fotoğrafı çekip, satışını yaptım ve hemen Antalya’da kendi şirketimi kurdum. O günden sonra oteller, tanıtım vakıfları, Turizm Bakanlığı, Karayolları ve inşaat firmaları gibi birçok kurumun talebiyle Türkiye’nin hemen her şehrinde uçtum.
Hava Fotoğrafçılığının Önemi Sizce Nedir?
Hava fotoğrafçılığı, yeryüzündeki büyük alanları ve doğal güzellikleri bir bütün olarak gösterme imkanı sunar. Karadeniz yaylalarının güzelliği, Ege koylarının sakinliği ya da Boğaz’ın ihtişamı ancak havadan çekilen fotoğraflarla gerçek anlamda ortaya çıkar. Nasıl ki özgeçmişinizdeki vesikalık fotoğraf sizi özetliyorsa, büyük yapıların ve projelerin anlatımı da havadan fotoğraflarla çok daha etkili olur. Ayrıca hava fotoğrafçılığı, haritacılıkta ve coğrafi bilgi sistemlerinde de önemli bir rol oynar. Özel kameralarla geniş alanların hızlı ve doğru şekilde haritalanması mümkün hale gelir.
Sizi Etkileyen Bir Anınızı Paylaşır Mısınız?
2007 yılında Harran Ovası’nda uçarken, uçağımızda teknik bir arıza yaşandı ve acil iniş yapmak zorunda kaldık. Tarlada çalışan köylüler önce bize yaklaşmadı, çocuklar uçağa uzaylı muamelesi yapıyordu. Ancak zamanla yanımıza gelip bizimle iletişim kurdular. Arıza tamiri iki gün sürdü, bu süre zarfında köylüler bize ekmek, karpuz ve peynir getirdi, gece ateş yakıp sohbet ettik. Uçak tamir edildikten sonra, bir kadın traktörle yanımıza geldi ve üç kızını tanıttı. Bana “Biz hiç İstanbullu görmedik. Kızlarımı İstanbul’a götür, en azından onları orada gezdir” dedi. O kadın ve çocukların yaşadıkları zorluklar beni derinden etkiledi. Onlarla olan bu kısa süreli bağ, mesleğimin en anlamlı anılarından biri oldu. Bugün hâlâ bazı çocuklarla iletişimdeyim ve bazılarının pilot olma hayali kurduğunu biliyorum.
fotoğraf çekimihavadan çekimhavadan fotoğraf çekimihavadan görüntülemeprofesyonel fotoğrafçılıkreklam ajansları