“küçük paris” lakabı: bir dönem mimari ve kültür olarak paris’e benzetilmiş; hâlâ bazı bulvarlarda o iz hissediliyor. özellikle 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında yapılan binalar, geniş caddeler ve ağaçlı bulvarlar bu benzetmenin nedenini açıklıyor. kafe kültürü ve şehirdeki eski aristokrat yaşam tarzı da bu “paris etkisi”nin bir parçasıymış. bugün ise bu görüntü tamamen korunmuş değil; bazı yerlerde hâlâ o zarif hava varken, bazı noktalarda sovyet dönemi yapıları araya giriyor. yani şehirde dolaşırken bir anda “paris gibi” hissedip, birkaç sokak sonra tamamen farklı bir atmosfere geçmek mümkün.