belgrad denince aklıma ilk gelen şey, tarih ile gece hayatının garip bir şekilde aynı şehirde buluşması geliyor. Bir tarafında savaşlar görmüş eski kaleler ve ağır bir geçmiş var, diğer tarafında ise sabaha kadar açık kafeler, müzik ve sokakta yaşayan bir şehir kültürü.
Şehrin en güzel noktası bence Kalemegdan. Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği yerde duran bu eski kale, Belgrad’ın neden yüzyıllar boyunca önemli olduğunu anlatıyor. Akşam güneşinde oradan manzaraya bakınca şehrin ruhu biraz daha ortaya çıkıyor.
Belgrad’ın sokaklarında farklı dönemlerin izleri var. Osmanlı etkisi, Avusturya-Macaristan mimarisi, Yugoslavya döneminden kalan yapılar ve yeni kafeler aynı şehirde yan yana duruyor.
Ama Belgrad’ı asıl farklı yapan şey bence insanları. Burada insanlar uzun oturmayı, sohbet etmeyi, geceyi uzatmayı seviyor. Şehir biraz eski, biraz sert görünüyor ama içinde güçlü bir yaşam enerjisi var.