maymunlar ve babunların şehir hayatının bir parçası olması. Bazı bölgelerde ormana gitmeden bile ağaçların arasında maymun görebiliyorsun. İnsanlar onlara alışmış; onlar da insanlara.
Bir de sokaklarda at arabaları, sarı-yeşil taksiler ve küçük pazarlar çok yaygın. Büyük alışveriş merkezlerinden çok, yol kenarındaki tezgâhlarda hayat dönüyor. İnsanlar sabah erkenden pazara gidiyor, balıkçılar nehirden dönüyor.
Gambiya’da balık önemli bir mesele. Tanji balık pazarı gibi yerlerde günün en hareketli zamanı teknelerin kıyıya yanaştığı saatler. Kadınlar balıkları temizliyor, tütsülüyor ve satıyor. Ortam oldukça canlı ve geleneksel.
Ülkenin ilginç taraflarından biri de dil karmaşası. İngilizce resmi dil ama sokakta Mandinka, Wolof ve Fula gibi yerel diller çok daha fazla duyuluyor. Aynı aile içinde bile birkaç dil konuşulabiliyor.
Bir de Serekunda pazarı var. Burası Batı Afrika’nın en büyük ve en karmaşık pazarlarından biri gibi. Dar sokaklarda kumaşçılar, baharatçılar, elektronikçiler ve sokak yemekleri iç içe.
Gambiya’nın sahilleri de farklı. Turistik bölgelerde oteller var ama birkaç kilometre uzaklaşınca hâlâ balıkçı köyleri, kum yolları ve palmiye ağaçlarıyla eski Afrika kıyı hayatı devam ediyor.