supra. Bu, sıradan bir akşam yemeği değil; saatler süren büyük bir sofra. Masada mutlaka bir tamada (kadeh kaldıran kişi) oluyor ve herkes onun yaptığı konuşmalardan sonra kadehini kaldırıyor. Rastgele içmek pek hoş karşılanmıyor.
Bir de kvevri var. Gürcüler binlerce yıldır şaraplarını toprağa gömdükleri büyük toprak küplerde mayalıyor. Bu yöntem o kadar eski ki UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alıyor.
Tiflis’te gezerken en şaşırtıcı şeylerden biri eski ahşap balkonlar. Aynı sokakta yüzyıllık evler, sülfür hamamları ve birkaç adım sonra camdan yapılmış modern bir köprü görebiliyorsun.
Bir başka ilginç detay ise Stalin’in doğduğu evin müze olması. Gori kasabasında, Stalin’in doğduğu küçük ev hâlâ korunuyor ve üzerine kocaman bir yapı inşa edilmiş. Hemen yanında kullandığı zırhlı tren vagonu sergileniyor.
Gürcistan’da ekmek de ayrı bir kültür. Tonis puri denilen ekmekler tandıra benzeyen derin fırınların içine yapıştırılarak pişiriliyor. Sabah erken saatlerde fırınların önünden geçersen sıcacık ekmek kokusu bütün sokağı sarıyor.