split denince aklıma ilk gelen şey, insanların tarihin içinde yaşamaya alışmış olması geliyor. çoğu yerde tarihi bina görünce fotoğraf çekip geçersin; split’te ise adamın biri 1700 yıllık duvarın dibinde kahvesini içiyor, yan sokakta biri çamaşır asıyor. Tarih burada dekor değil, günlük hayatın bir parçası.
roma imparatoru diocletianus buraya emeklilik için dev bir saray yaptırmış. yani adam dünyanın en güçlü insanlarından biriyken “ben yaşlanınca deniz kenarında oturayım” demiş. açıkçası fena emeklilik planı değil.
split biraz antik roma kalıntılarının arasına kurulmuş bir akdeniz mahallesi gibi. Büyük bir tarih kitabı ama sayfalarının arasında hâlâ günlük hayat devam ediyor.